En İyi Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
En İyi Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2013 Cumartesi

En İyi Spor Filmleri -4


No. 20: The Longest Yard (1974) Buldozer
‘The Longest yard’ oyun kuruculuğunu Burt Reynolds’ın yaptığı ve bir grup suçlunun hapishane’nin zor şartlarında bir araya gelişi ve bir Amerikan futbolu takımı kurmasını konu alıyor. Zor şartlarda tutunacak bir dal arayan bu farklı karakterler sadist bir grup gardiyan ile dişe diş mücadele etmek zorundalar ve tek umutları kazanmak ….Burt Reynolds üniversite yıllarında gerçekten Florida Eyalet Üniversitesi Amerikan Futbol takımı için ter dökmüş bir oyuncu. Adam Sandler ile çekilen ikinci uyarlama ise bu filmin yanına bile yaklaşamıyor.
No. 21: A League of Their Own (1992)
“A League of Their Own”, gerçek bir lig olan Bayanlar Amerikan Beyzbol Ligi ile ilgili hayali bir hikaye. 2.Dünya Savaşı yıllarında, bayan sporcuların ciddiye alınmadığı bir ortamda, sadece beyazbol oynamaya çalışan sporcuların olduğu bir ligin anlatıldığı bu filmde Tom Hanks, Geena Davis, Lori Petty, Madonna ve Rosie O’Donnell gibi dev oyunculardan kurulu bir kadro var.
No. 22: For Love of the Game (1999) Aşk Oyunu
Kevin Costner’dan bir başka beyzbol filmi ama bu sefer aşk temasıda spor başarısı ile aynı şekilde ön planda. Billy Chapel (Kevin Costner) beyzbol’da başarılı ama aşk hayatında hataları olmuş ve kariyernin sonrların yaklaşmış bir oyuncuyudur. En son çıktığı oyunda tek başına ‘mükemmel oyun’ (herkesi oyun dışı bırakabilmek) ve bu oyun gelişirken kız arkadaşı ile olan ilişkisinide flashback’ler şeklinde izliyoruz.
No. 23: Eight Men Out (1988)
1988 yapımı, Black Sox takımının şike ile şampiyona maçını satmasına giden olayları anlatan ‘Shoeless Joe Jakson’ın etrafında dönen bir senaryo. D.B. Sweeney ve John Cusack gibi yıldızlardan oluşsan bir kadrosu var.
White Shadow (1978) Beyaz Gölge – TV Dizisi
Bir sinema filmi olmaması dolayısı ile sadece özel bir sıraya koyabilerek yer verebildiğimiz ‘White Shadow’ (Beyaz Gölge) toplam 2 sezon devam eden ve Kaliforniya’da bir lise basketbol takımı ile sakatlanarak NBA’i bırakmak zorunda kalan koçlarının maceralarını konu alan bir TV dizisi. Türkiye’de de oldukça fazla gösterilen Beyaz Gölge en iyi spor yapıtları arasında özel yerini alıyor.
Listeye girebilecek aklıma gelen diğer ses getirmiş spor temalı filmler:
Heaven Can Wait, Cinderella Man, White Men Can’t Jump, The Fighter, Coach Carter, Invictus, Love & Basketball, Talladega Nights, The Bad News Bears, Invincible, Ali, Karate Kid

En İyi Spor Filmleri - 3


No. 16: Jerry Maguire (1996) Yeni Bir Başlangıç
Tom Cruise’un ahlaki değerleri yüksek olan bir spor menejerini ve Cuba Gooding Jr.’ın egosu yüksek bir Amerikan fultbolcusunu canlandırdığı filmde, Rene Zellweger’de Cruise’ın aşık olduğu kadın rolünde. Jerry Maguire, “Bana parayı göster” gibi klasikleşmiş repliklerinde bulunduğu ilham verici bir film.
No. 17: Brian’s Song (1971)
‘Spor’da kaybetmek var ama ağlamak yok’ denir ama bu eğer Chicago Bears yıldızı Gale Sayers ve takım arkadaşı Brian Piccolo arasında gelişen arkadaşlık ve Brian’ın amansız bir hastalıkla savaşı ise işler çok farklı oluyor.
No. 18: Hoop Dreams (1994)
Bir basketbol belgeseli olarak kabul edilen ‘Hoop Dreams’, iki Chicago basketbol yıldızı ve öğrenci olan William Gates ve Arthur Agee’nin günlük yaşamından kesitler sunuyor. Amerika’da yaşamın zorluklarınıda gösteren bu belgesel tarihdeki en çok gelir getiren 10 belgesel arasındada yerini aldı.
No. 19: Chariots of Fire (1982) Ateş Arabaları
1982 Yılında ‘En İyi Film’ Oskarını kazanan ‘Chariots of Fire’, 1924 Paris Olimpiyatlarında altın madalya’yı kazanmak için yarışan iki koşucunun sıra dışı ve ilham verici hikayesini anlatıyor. Hristiyanlığın Protestan mezhebine mensup Eric Liddell tanrıya daha yakın olmak için koşma sporuna gönül vermiş ve gücünü buradan alıyor. Musevi Harold Abrahams gerçeken koşmayı sevdiği için spora gönül vermiş ama aynı zamanda hak etmeyerek dini yüzünden alay edildiği durumlara düşüyor. ‘Chariots of Fire’da spor ve ortak amaçların nasıl insanları nefret dolu düşüncelerden kurtarabildiğini izliyoruz. Rekabet seven karakterleri dolayısı ile bu iki sporcu arkadaşlıklarını geliştiriyor ve Vangelis’in sıradışı güzellikteki müziği ile en sonda altın madalyaya beraber koşuyorlar.

En İyi Spor Filmleri -2


No. 8: The Hustler (1961)
Paul Newman’ın ‘Hızlı Edi’ ve Jackie Gleason’ın ‘Minnesota Fats’ isimli karakteri canlandırdığı 1961 tarihli ‘The Hustler’, kazanmak, kaybetmek ve her birinin hayattaki yerini anlatan üzücü ve dramatik bir hikaye.
No. 9: Remember the Titans (2000) Unutulmaz titanlar
Denzel Washington’un Virginia’da bir lise futbol takımının başına getirilen yeni koçu canlandırdığı 2000 yapımı ‘Remember the Titans’da zorunlu olarak bir araya getirilen farklı ırklardan oyuncular, takımın içinde bu sebepden oluşan güç savaşı ve gelişen arkadaşlıklar konu alınıyor.
No. 10: Bull Durham (1988) Boğa Takımı
Akıllıca yazılmış diyalogları ile “Bull Durham”, Kevin Costner tarafından canlandırılan ve ligin yaşlandıkca performansı düşen Crash Davis isimli kurt oyuncusu ile Tim Robbins tarafından canlandırılan genç ve yükselen yıldız Nuke LaLoosh etrafında dönen bir hikaye.
No. 11: Rudy (1993)
Gerçek bir hayat hikayesinden senaryosu uyarlanan ‘Rudy’ filmi ismini insan üstü bir azimle hayata sarılan Notre Dame Üniversitesi futbol oyuncusu Daniel “Rudy” Ruettiger’dan alıyor. ‘Sean Astin’in (Lord of the Rings’den Samwise Gamgee) canlandırdığı Rudy’nin zorluklar ve imkansızlıklar karşısında bitmek tükenmek bilmeyen azmi ve her konuda kararlılığı ile ‘Rudy’ sinemanın en ilham veren spor filmlerinden bir tanesi haline geldi. Rudy’nin gerçek hikayesi bize yüksek koyulan hedeflere ulaşmak diil ama asıl olan yolculuk sırasında kendimize kattıklarımız ve insanların çok çalışma ve azmi takdir ettiklerini gösteriyor.
No. 12: The Pride of the Yankees (1942)
Lou Gehrig’in hikayesi, ‘The Pride of the Yankees’ vizyona girdiği sene 11 Oskar adaylığı kazanmayı başarmış bir baş yapıt. Gary Cooper’ın, ‘Demir At’ı canlandırdığı filmde beyzbol ve sporun içinde geçenler gerçekci bir şekilde ele alınıyor.
No. 13: Slap Shot (1977) Müthiş Vuruş
Paul Newman’ın rol aldığı daha sonra 2.side çekilen Slap Shot, sezon sonunda dağıtılması planlanan “Charlestown Chiefs” hokey takımının Hanson kardeşleri kadrosuna katması ve ligin serseri takımı haline gelmelerinin öyküsü.
No. 14: Major League (1989) Birinci Takım
Celveland Indians takımının sahibi bilerek kötü bir takım bir araya getirir ve amacı takımın kaybetmesi ve bu sayede takımı Cleveland dışına taşıyabilmesidir. Bunu öğrenen oyuncular kazanmaya başlarlar. Corbin Bernsen, Tom Berenger, Wesley Snipes, Rene Russo ve Charlie Sheen gibi yıldız dolu bir kadroya sahip.
No. 15: Miracle (2004)
Spor tarihinin en büyük bozgunu sayılan Amerikan amatör oyuncuların dünya’nın en iyi Hokey takımı kabul edilen Rus takımını 1980 Kış Olimpiyatları’nda 4-3 yenmesi ile ilgili bir film sonunda 2004 yılında yapıldı. Kurt Russell’ın ünlü koç Herb Brooks’ı canlandırdığı filmde gerçek hokey oyuncularından kurulu bir kadro var.


En İyi Spor Filmleri - 1

Spor müsabakaları rekabet dolu doğaları sebebi ile sinema tarihi’nin en ilham veren filmlerine her zaman konu olmuşlardır. Spor filmlerini sevenler için en çok ilham veren spor filmlerini bir araya koyduğumuz bir liste yapmak istedim. Amerikalıların sinemada ki hakimiyeti yüzünden en iyi filmlerin çoğunluğuda Amerikalıların ilgi gösterdiği beyzbol, amerikan futbolu gibi sporlar ve çevresinde geçiyor. Listeyi biraz dengeli yapmak için beyzbol gibi sporların çevresinde geçen filmleri daha geri plana atmaya çalıssam da bazı filmlerin yeri doldurulamıyor. İşte sinema tarihinin en ilham verici ve en iyi spor filmleri.
No.1: Raging Bull (1980)
Sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri kabul edilen Raging Bull, Martin Scorsese tarafından 1980 yılında çekilmiştir. Gelmiş geçmiş en ünlü boksörlerden; paranayok ve kıskanç tavırları ile ring dışındaki hayatını mahveden Jake LaMotta’nın hayatını bu klasik filmde Robert De Niro canlandırıyor. De Niro’nun LaMotta’nın emeklilik sahnelerinin çekimlerinin daha gerçekci olması için kısa sürede 25 kilo alması, ünlü aktörün kariyeri boyunca rolleri için fiziksel zararda dahil olmak üzere hiç bir fedakarlıktan kaçınmadığının göstergesi idi.
No.2: Rocky (1976)
Hepimizin yakından tanıdığı, yenilmeyi kabullenmeyen boksör Rocky’nin ilk filmi 1976 yılında çekildi. ‘En İyi Film’ kategorisi de dahil olmak üzere 3 Oskar ödülü kazanan film ayrıca bir çok dalda ödüllere aday gösterildi. Sylvester Stallone tarafından senaryosu yazılan film stüdyo yetekililerinin hemen dikkatini çekmiş ama yapımcılar Robert Redford, James Caan gibi zamanının büyük isimleri ile çalışmak istemişti. O sırada sefil bir hayat süren Sylvester Stallone’a telif hakları için oldukça yüklü bir para teklif edilmesine rağmen Stallone uzun süre dayanmış ve kendisi başrolü oynamayacaksa senaryoyu kullandırmayacağı konusunda ısrar etmişti. Stallone bu hareketi ile kendi oyunculuk kariyerini çok başarılı bir filmde başrol oynayarak başlatmış oldu.
No.3: Hoosiers (1986) Kazanmak Arzusu
1986 yılında vizyona giren Hoosiers karışık bir geçmişe ve alkolik bir babaya sahip olan bir koçun zayıf bir basketbol takımının başına geçişi ve bu takımı eyalet finallerine taşıyışını konu alıyor. Gene Hackman, Barbara Hershey ve Dennis Hopper (en iyi yardımcı oyuncu oskarına aday oldu) gibi dev isimleri kadrosunda bulunduran Hoosiers, 1954 Milan High School Indians takımının gerçek hikayesinden uyarlandı.
No. 4: Caddyshack (1980) Büyük Şamata
Komedi film tarihinde çok ayrı bir yeri olan Caddyshack, Serdar Turgut’un halen esprilerini çevirerek köşesine taşıdığı ve üne oldukça geç yaşta kavuşan komedi yıldızı Rodney Dangerfield, Bill Murray ve Chevy Chase gibi dev oyuncuları kadrosunda bulunduruyor. Caddyshack, sonradan görme zenginler ile eski paranın kişisel savaşlarını golf sahalarına taşımasını konu alıyor.
No. 5: The Natural (1984)
Robert Redford’ın yaşı artık oldukça fazla olması rağmen New York Knights takımına katılan ve yaşına rağmen başarılı olarak hayallerine kavuşmak isteyen bir beyzbol oyuncusu canlandırdığı “The Natural” 1984 yılında vizyona girdi. Beyzbol’un o dönem içinde buluduğu karanlık zamanlarıda anlatan film, bu spor’un Amerikalılar için ne kadar büyük önem taşıdığınında bir göstergesi.
No. 6: Field of Dreams (1989) Düşler Tarlası
Amerikan kültürü’nün iyi bir yansıması olan ‘Field of Dreams’de gizemli bir sesin ‘Eğer inşa edersen, o gelecek’ diye fısıldamasını duyan bir adamın kaybetmiş olduğu babası ile tekrar bir çeşit iletişimi olması için verdiği mantıksız ama ruhen ilham verici çabayı izliyoruz. Kevin Costner’ın canlandırdığı Iowa’lı çiftçi sıra dışı hayalini gerçekleştirmek için, tarlasındaki mahsulleri söküyor; gözden düşmüş Chicago Black Sox takımının hayalet oyuncularının oynaması için bir bezbol sahasına çeviriyor.
No. 7: Breaking Away (1979)
En iyi senaryo dalında Oskar kazanan ‘Breaking Away’, ‘En İyi Film’ de dahil olmak üzere 4 farklı dalda Oskarlara aday gösterildi. Breaking Away; Dennis Christopher, Dennis Quaid, Jackie Earle Haley ve Daniel Stern’in canlandırdığı Indiana’da küçük bir kasabadan gelen ve Cutters isimli bir bisiklet takımı kuran 4 arkadaşın hikayesi.